Tuğlanın gelişimi
Bu dönemden sonra tuğla yapımının Anadoluve Avrupa ya yayıldığını , gittikçe yaygınlaştığını görüyoruz. Mezopotamya da ise tuğla ve tuğla üretimi Asurlular, Persler, Sasaniler ve İslam kültürü ile gelişmiş değişik boyutlara taşınmıştır. Doğu ve batı kültürü hemen hemen ortak ilerlemiş, sonuçta tuğla tüm yerleşim bölgelerinin vazgeçilmez yapı malzemesi olma özelliğini korumuştur.
Yunanlı yazar Pindar, M.Ö. 5. yüzyılda Yunanlıların mermeri bularak heykel yapımında ve binalarda kullanıldığını anlatır. Yunanlılar mermeri önce binalarda duvar malzemesi olarak kullandılar fakat mermerin olumsuzlukları nedeni ile tekrar tuğlaya döndüler.
Dünyada "insan yapımı en büyük bina" olan Çin Seddi tuğla açısından ilginç bir hikayeye sahiptir. M.Ö. 9. yüzyılda Orta Çin krallıklarını , kuzeydeki etnik grupların saldırılarından korumak için yapılan Çin Seddi yaklaşık 6400 km. idi. İlk yapım surasında duvarlarda pişmemiş kil tabletler kullanıldı. Dayanıklı bir malzeme olmasına rağmen uzun yıllara çetin doğa şartlarına dayanamadı ve seddin bazı yerlerinde tahribatlar oluştu.Çinli zamanın mühendisleri yeni bir malzeme bulmalıydılar ve çömlekçilikten esinlenerek kil tabletleri pişirmeyi denediler. 800-900derecelere çıktıklarında muhteşem mukavemete sahip bir malzeme elde ettiler : Pişmiş Tuğla . O gün bu gündür çin seddinde bulunan 3 milyar adet tuğla tüm doğanın acımasızlığı karşısında dimdik ayakta duruyor.